Gelmiş bulundum

Ben mişim—neymiş?—su sesiymiş Oymuş—cam kırıkları gibi gövdemi yakan— Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan. Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan Kim koparmış dalından …

Metinlerarasılık manyağı yaptın beni Sezen, bi’ dur gözünü seveyim…

İki-üç gündür Sezen Aksu’nun yeni albümü Deniz Yıldızı‘nı dinliyorum. Herkesin böyle “değişik” Sezen albümlerini bir sindirme süreci vardır, bu süreç bazen yıllar alır. İlk dinleyişler genelde burun kıvırmalarla, “of Sezen, yine n’aptın sen”lerle geçer, aylar sonra şarkılara, albüme ısınılır, yıllar sonra da albüm klasikleşir. “Deli Kızın Türküsü”‘ne, “Işık Doğudan Yükselir”‘e olduğu gibi. Ama benim gibi …